600 Mesaj 138 Konu- Gönderen: 99 Üye - Son üye: turnam56

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
 1 
 : 07 Eylül 2010, 16:09:49 
Başlatan SELÂM - Son mesaj Gönderen: SELÂM
Bakara: 31 Ve Adem'e isimlerin tümünü öğretti.Sonra onları meleklere göstererek şöyle buyurdu: "Hadi, haber verin bana şunların isimlerini, eğer doğru sözlüler iseniz."

Bir sonra ki mealcinin bir öncekini moda mod taklit ederek oluşturdukları Kur'an meallerinin müslüman tasavvurun da yaptığı yıkımları, bir Kur'an babayiğidinin çıkıp, enlemesine ve boylamasına bir kitap halin de neşretmesinin zarureti o kadar büyüktür ki..
Allah'ın Peygamberiyle aracısız konuşmasını kabullenemeyen zihniyet, parantez içleriyle, bir sürü melekler ve yardımcılar üreterek, güya akıllarınca Allah'a akıl öğretmeye kalkmışlardır..
Bakın, bakara 31 de Ademe isimlerin tümünü Allah öğretiyor, peki buna sebep nedir?..
Meleklere karşı insanın üstünlüğünün ispat meselesi..
Şimdi, bu durum da eğer Allah Adem'e isimleri ve bazı bilgileri öğretmesi için bir meleği görevlendirseydi..
O melekler demez miydi,
Hem Adem'i bizden üstün tutuyor ve O'na tazim etmemezi istiyorsun ve hem de onu bilgilendirmek için bizi kullanıyorsun Rabbim..
Bu bir çelişkiye, tenakuza kapı aralamaz mıydı?..
Zaten, insanın yaradılış evresini iyi okuduğumuz da, insanın, meleklerin tavrına rağmen yaradıldığını görmekteyiz..
Bu açıdan bakıldığın da bile, meleklerin itirazına rağmen yaratılan insanoğlunun tekrar meleklere muhtaç edilmesi, yaradılış mantığını ters çevirmektedir..


ali imran 79 .. Hiçbir insana yakışmaz ki, Allah kendisine kitap, hüküm-hikmet ve peygamberlik versin de sonra o, insanlara “Allah’ı bırakıp bana kullar olun” desin.O ancak şöyle der: “Okuyup araştırdığınız şeylere, öğrettiğiniz şu Kitap’a dayanarak benliklerini Allah’a adamış kullar/Rabbaniler olun!”

Allah kitablarını ve hükümlerini bizzat kendi peygamberlerine indirir ve emir ve nehiylerini öğretir, ayetin sonun da ki RABBANİLER OLUN kilidi ne kadar manidar, herşeyi ile Rabbe ait bir öğrenme metodunun, başka aracıya ve vesileye açık kapı bırakmadan.. Direkt Rabbe doğruluş ve adanış..


maide 4: Sana soruyorlar, onlar için helal kılınan ne? Şöyle söyle: "Sizin için bütün temiz nimetler helal kılınmıştır. Eğittiğiniz avcı kuşların tuttukları ile eğittiğiniz av köpeklerinin tuttukları da size helal kılındı. Siz bu hayvanlara, Allah'ın size öğrettiklerinden öğretiyorsunuz. O halde onların sizin için tuttuklarından da yiyin ve üzerine Allah'ın adını anın. Allah'tan sakının! Allah gerçekten hesabı çok çabuk görür."

Peygambere özel olarak inen DE Kİ, SANA SORUYORLAR ayetleri, Peygamberin Allah ile devamlı haberleşme de olduğunu, Vahy sürecin de Rabbimizin bu kapıyı asla kapatmadığını görmemek için kör olmak lazım..
Arada ki parantezleri kaldırdığımız da (ki parantezler mealcinin öngörüsüdür ve Rabbimizi bağlamaz) bu ayetler den cibril ve melek gibi aracıları anlamak için, gerçekten çok büyük zorlamalara ihtiyaç duyulmaktadır..
Ayetler den, birinci zattan alınan emirlerin, ikinci varlıkla üçüncü şahısa iletilmesi gibi bir manayı çıkarmak.. Eğer israiliyyat bilgisini vahy olarak saymıyorsak, o akadar imkansız, o kadar zordir ki.. Buna rağmen, mealcilerin ve müfessirlerin bunu nasıl başardıklarına da hayret etmemek el de değil..


yusuf 37 : Yûsuf dedi ki: "Rızıklanacağınız herhangi bir yemek size gelmeden önce onun yorumunu ikinize mutlaka bildiririm." Bu, Rabbimin bana öğrettiği şeylerdendir. Ben, Allah'a inanmayan ve âhireti de tamamen inkâr eden bir toplumun milletini terk ettim."


Yusuf, direkt Rabbinin öğretisini vurguluyor,
Oysa, bir öğretici, eğer araya başkasını koyarsa, bi öğretim değil, iletim olur..
Hiçbir peygamber, bir emri veya nehyi Rabbinin biri aracılığı ile kendisine ilettiğini söymeze, aksine, derekt ÖĞRETi metoduna vurgu yapar ki, bu Rab ile Peygamberler arasın da kurulan diyaloğun sıcaklığını gösterir bizlere..






enbiya..80.. Ona, sizi sizin şiddetinizden koruyacak olan zırh yapma sanatını öğrettik. Peki siz şükrediyor musunuz?

En çok dikkatimi cezbeden ayet budur..
Ademe isimleri, Nuh'a gemi yapmasını, Davud'a demir ilmini, Peygambere Edebiyatın zirve öğretisini..
Allah önce Cebrail'e anlatacak, onu eğitip hazır hale getirecek ve Cebrail'de gelip Peygamberlere uygulayacak...
Rabbimizin her işini "KÜN-FEYEKÜN" " OL" emriyle yerine getirirken, ve bu eylemi vesilesiyle RAB iken..
O'na yardımcılar, aracılar,vesileler yamamak..
Rabbimizi ve sıfatlarını tam tanıyamamanın bir tezahürü gibi geliyor..
Zaten, bu tip tüm ayetlerin sonuna kilit gibi vurulan.. TEFEKKÜR'e , TEZEKKÜR'e, AKLETMEK VE FİKRETMEYE, ŞÜKRETMEYE meylettiren işaretler, direkt Rabbe raci'dir.. Aracısız ve ortaksız..


Necm:5.. Kuvvetleri çok müthiş olan belletip öğretti onu ona.

En çok üzerin de oynanan ayet budur, Necm suresin de Rabbimiz bol bol kendi sıfatlarından bahsederken, Allah-Kul ilişkisine vurgu yaparken, alimlerimiz hokkabaz taktiğiyle, aralara parantez arası Cibriller sokuşturarak..
Peygamberin Rabbi ile aracısız ve perdesiz konuşmasını sindirememişler bir türlü..
Aslın da, bu sapıtma eyleminin altın da yine yahudi parmağı var gibi..
Tüm israiloğlu Peygamberleriyle aracısız ve direkt görüşen Rabbimiz (Musa ile Allah'ın TURİSİNA da görüşme ayetlerini hatırlayın) iş Son Nebi'ye gelince, ne hikmetse araya ücüncü şahıslar sokuşturma başarısını gösterebilmişlerdir..
Bu saye de, Yahudiler Peygamberlerinin büyüklüğünü göstermeye çalışırken, Dünyanın hatırı için yaratıldığını iddia ettikleri Son nebi'ye, diğer peygamberlerin Allah ile direkt konuşma özelliğini çok gören Müslümanlar ise, düştükleri tuzağı anlamayarak, bu oyuna resmen alet olmuşlardır..
Bizim inancımız, Bakara son ayette de buyrulduğu gibi, hiçbir nebinin arasını ayırmayız ve hepsi eşittir, Allah hepsiyle de özel görüşmüştür, aracı ve yardımcı kullanmadığı için O Tek Rab ve Tek ilahtır..
İsrailiyyat bilgilerini yahudilere geri vererek, müslümanlara da uyanık olmalarını salık veriyoruz..


rahman 2..öğretti Kur'an'ı,

Elbette öğreten O'dur, O'nun aracı, elçi ve müfettiş atama gibi bir şeye ihtiyacı yoktur, herşeye kadir ve gücü yeten olduğu için Rab'dır O..
Rab, aracıya ihtiyaç duymazken, illa bir aracı peydahyalıp, Rabbin gücünü küçümseyen insanların ne yapmak istedikleri anlaşılır gibi değil ama..
Biz Rabbimizin bu tip eksikliklerden denzih ediyoruz


alak 5..İnsana bilmediğini öğretti.

İnsanın bilmediğini elbette Rabbi öğretecektir,
Bu işi başkasına bırakmaz, bırakırsa ne olacağı belli..
Hahamlara verilen görevin nasıl fiyasko ile sonuçlandığını öğrenmek için, ilgili ayetlere bakılabilir..
Devamla.. unzurna demeyi başaramamış.. raina diyerek yalpalamış insanoğlunu..
Öğretim konusun da başıboş bırakmak, tekrar bu tip hastalıklara kapı aralar ki..
Son kitabın direkt Rab korunması altın da oluşunun gayesi bu olsa gerek..
(Bu vahyi cebrail getirdiyse, korum vazifesinin da O'na verilmesi gerekirdi doğal olarak ama..
Demek ki, Vahyi Rabbimiz direkt peygamberine indirdiği için kendi koruması altına almıştır)

Şüphesiz en doğrusunu Rabbimiz bilir..

 2 
 : 07 Eylül 2010, 09:35:39 
Başlatan mutezile - Son mesaj Gönderen: SELÂM
Düşünüyorumda arap cahiller bunlardan daha akıllıymış
Hiç olmazsa adamlar görkemli putlara tapınıyordu
Bunlar kıllara tapınarak akılsızlıklarını tüy siklete indirgediler

 3 
 : 06 Eylül 2010, 20:38:57 
Başlatan radferum - Son mesaj Gönderen: mutezile
ehli sünnet denilen takımdan "bunlar secdeyi islamdan öğrendi.aslında her dinde secde vardı" gibi bir ifade kullanıyor.şimdide bu konuda ayrılığa düştüler...

 4 
 : 06 Eylül 2010, 20:36:28 
Başlatan mutezile - Son mesaj Gönderen: mutezile
HadisNo
   

:
   

2680

Fasil
   

:
   NAMAZ BÖLÜMÜ

Konu
   

:
   Namazın Sekiz Şartı - Setr`ül Avret

Ravi
   

:
   Abdullah İbnu Amr İbni`l-As

Hadis
   

:
   

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden biri cariyesini veya kölesini veya ücretlisini evlendirdi mi, artık onun avretine bakmasın."

HadisNo
   

:
   

2680

 5 
 : 06 Eylül 2010, 20:33:19 
Başlatan mutezile - Son mesaj Gönderen: mutezile
.. Câbir b. Abdullah (r.a.)’den; demiştir ki:Resûlullah (s.a.)
“- Biriniz bir kadına dünürlük yaptığı zaman kendisini o kadınla evlenmeye sevk eden organlara bakmaya imkân buluyorsa, bunu yapsın-”
(Câbir) dedi ki: “ben bir câriyeyle evlenmek istedim, bunun üzerine (onun haberi olmadan görebilmek için) onu gizli gizli gözetlemeye başladım. Nihayet beni kendisiyle evlenmeye sevk eden (organlar)ını gördüm de onunla evlendim. (Ebû Dâvud, K.en-Nikâh (12), Bâb 17-18 C.8 S.148 Şamil Yayınları. )

 6 
 : 06 Eylül 2010, 20:29:46 
Başlatan mutezile - Son mesaj Gönderen: mutezile
"Adem henüz su ile toprak arasında iken ben peygamber idim.” (Ahmed bin Hanbel, c. 4, s.127-128)

 7 
 : 06 Eylül 2010, 10:17:47 
Başlatan mutezile - Son mesaj Gönderen: SELÂM
güzel bir site, faydalanmaya çalışacağım

 8 
 : 06 Eylül 2010, 06:38:07 
Başlatan mutezile - Son mesaj Gönderen: mutezile
Türkiyede hala insanlar kimin olduğu belli olmayan bir kıla kutsiyet veriyor ve bu önemsiz bir olay için izdiham yaşanıyor.dahada vahimi ölümler oluyor.
Allahın vahiy dini putlarla dolmuş.insanlar farkında değil.

 9 
 : 06 Eylül 2010, 06:34:27 
Başlatan mutezile - Son mesaj Gönderen: mutezile
Siverek'te ziyarete açılan Sakal-ı Şerif'i görmek isteyen 55 yaşındaki kadın kuyrukta beklerken kalpten öldü
05 Eylül 2010 - 17:04
Yazı Boyutu: Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde, sabah namazının ardından ziyarete açılan Sakal-ı Şerif'i görmek isteyen 55 yaşındaki Ayşe Akgün, kuyrukta beklerken kalp krizi geçirip yaşamını yitirdi.

Kadir Gecesi münasebetiyle Ulu Cami'de ziyarete açılan Sakal-ı Şerif'i görmek için gelenler uzun kuyruklar oluşturdu. Sabahın erken saatlerinde Hz. Muhammed'in Sakal-ı Şerifi'ni ziyaret etmek için gelenlerden bazıları kurban kesip Kuran-ı Kerim okudular. Sabah saat 04.00 civarlarında ziyarete açılan

Sakal-ı Şerif’i öğlen saatlerine kadar erkekler ziyaret ederken öğleden sonra kadın ziyaretçiler camiye akın etti.

Öğleden sonra kadınlara açılan ziyaret için kuyruğa giren 55 yaşındaki Ayşe Akgün, Sakal-ı Şerifi öptükten sonra birden heyecana kapılarak, caminin ortasında yere yığıldı. Fenalaşan Akgün için cami görevlileri hemen 112 Acil Servis ekiplerini çağırldı. Olay yerine gelen sağlık görevlileri Akgün'ü, ilk müdahaleyi yaptıktan sonra hastaneye kaldırılmak istendi. Ancak Ayşe Akgün, yolda yaşamını yitirdi. Akgün'ün kalp krizi sonucu öldüğü bildirildi.

BALIKLIGÖL'E AKIN

Şanlıurfa merkezde de Kadir Gecesi münasebetiyle Sakal-ı Şerif, erkekler için Dergah, Peygamberler ve Hazreti İbrahim Peygamber Camii’nde, kadınlar için ise Çarhoğlu Camii’nde ziyarete açıldı. Yaşanan yoğunluk nedeniyle izdihama karşı çok sayıda polis camilerde görevlendirildi. Sahur yemeklerinin ardından sabah namazını kılıp, ardından camiye gelen binlerce kişi, karanlıkta uzun kuyruklar oluşturdu. Küçük yaştaki bazı çocuklar da babalarıyla birlikte geldikleri camide Sakal-ı Şerif'i görme imkanı buldu. Sıraya giren vatandaşlar, cami görevlisinin elinde tuttuğu Sakal-ı Şerif'i görüp, öpmeye çalıştı. Uzun kuyruk oluşan cami avlusunda birçok kişi ise cep telefonu ile Sakal-ı Şerif'in fotoğrafını çekti. Bazı vatandaşların Sakal-ı Şerif'i görünce tekbir ve salavat getirdiği, bazılarının ise gözyaşı döktüğü görüldü.

Bugün gün boyunca kutsal olduğuna inanılan Balıklıgöl'e vatandaşlar akın etti.

Mehmet SEZGİN- Ömer PINAR/SİVEREK (Şanlıurfa), (DHA)

 10 
 : 06 Eylül 2010, 06:25:49 
Başlatan mutezile - Son mesaj Gönderen: mutezile
arkadaşlar müslüman geçinen iranda herhangi bir dayanağı olmayan gerekçeyle iranlı sakine islama atılan en büyük çamurlardan biri olan recm cezasına çarptırılmış.son haberlerde ise 99 kırbaç cezası verildiği söyleniyor.bu çamuru islama karşı atanlara karşı herşeyden önce insani bir tepki olarak kampanya başlatılmış.katılımınızı bekliyorum...
http://freesakineh.org/

Sayfa: [1] 2 3 ... 10